Ezgi Coşkun

BU İŞİN KURALI NE?

Merhabalar,

Çocuk sahibi olma fikrinden çocuk sahibi olana kadar geçen tüm süre zarfında her kafadan bir ses çıkıyor. Minnoş minnoş çocuk doğuruyorsunuz. En çok siz yaşıyorsunuz bu aşkın ızdırabını. Ama sanki olaydaki ana karakter siz değilmişsiniz gibi bık bık konuşan binlerce insan çıkıyor karşınıza.

Bazı şeylerin doğrusu yoktur. Var derseniz de kime göre doğrudur tartışılır. Psikolog değilim, psikolog arkadaşlarım var, yazılarımı yazarken danışıyorum ya da kendi çocuğumla alakalı kafama takılan meseleleri okuyup araştırırken aynı zamanda işin ehli olan bu arkadaşlarıma da soruyorum. Çünkü duygu ve düşüncelerini soyut olarak anlatmaya başlayana kadar çocukların pek çok şeyi ihtimaller üzerinedir. Bir gece önce bir yere gitmişsinizdir, hafif rüzgar vardır. Ve aynı süre zarfında hiç yemediği bir şey yemiştir. Normalden biraz daha fazla soğuk su içmiştir. Ertesi gün karnını tutarak ağlar ve siz acaba üşüttü mü? Acaba karnı mı ağrıyor midesi mi ağrıyor? Acaba yediği şey mi dokundu? Acaba acaba acaba kemirir beyninizi ve yüksek ihtimalle siz tam olarak ne olduğunu anlayana kadar da geçer sorun. Ama en büyük problem şudur ki bunu en iyi çocuğa bakan kişi bilir. Çocuğu en iyi tanıyanlar bilir demeliyim.

Hamilesiniz. Kesinlikle normal doğum yapmalısıncılar, her şeyden yemen lazımcılar, şeker yüklemesi yaptırmalısıncılar, yaptırırsan ölürsüncüler, o da lazım olur al, bu da lazım olur alcılar. Lohusasınız, ye ye ye süt olsuncular, ay biberona mı alıştıracaksın bebeğiciler, süt sağma makinesine iyi değil diyollağcılar, kucağa alıştırmacılar, kucağa almazsan bebek anne kokusundan mahrum kalırcılar, uyku eğitimi vermelisinciler, koyun koyuna uyumalısıncılar, emziğe alıştırmacılar, çocuğu hoplatmacılar, ışık açık kalmalıcılar, zifiride uyumalıcılar, yatarak emzirmelisinciler, koltukta oturarak emzirmelisinciler, asla mama vermemelisinciler, aaaa oje sürmüşsün, bu vakti nasıl bulduncular, abidik gubidik otlardan içmelisinciler. Ohoooo daha neler neler. Sayamadığım bilimum örnek. Faydalısı da var faydasızı da. Ya da kime göre neye göre bu benim tercihim maddeleri.

Aslında mesele şurada başlıyor. Mesela sen emzik versen, arkadaşın vermese ve ikinizin de tercihi olduğu için saygı duysanız. Ya da mama vermemelisin diyen teyzeler, birazcık saygı, istirham ediyorum birazcık moral motivasyon. Sütün olmaması sütün gelmemesi dünya problemi değil. Hadi ülkemizden ilerleyelim. 80 milyon kişi var ve o an bu derdi yaşayan 3-5 kişi. Ne bencillik ama! Anne zaten bunun için kahroluyor, belli etmiyor, moraller bozuk, içten içe bilinçaltı tetikte, hık desen ağlayacak, az gelen sütü bu psikolojide daha da azalıyor. Neden teyzem neden? Neden gözünü sevdiğim? Sen de kadınsın, sen de anasın.

Bazı şeylerde bir doğru yoktur, kendi doğrunuz vardır. Hele ki çocuk konusunda, onu en iyi bilenler en doğru kararları verirler, en iyi tanıyanlar en doğru hamleleri yaparlar. Yani dışardan bakınca “cık cık cık” yaptığınız şeylerin altında neler olduğunu bilemezsiniz. Belki de sütü olmasına rağmen emzirmek istemeyen, bunu tercih etmeyen anneler vardır. Ya da yanında yatırmak istemeyen, rahat edemeyen, huzursuz uyuyan anneler. Özellikle yenidoğan annesini böyle derinlemesine hiç düşündünüz mü? En çok ihtiyacı olan şey uyku. Belki de bütün hayat düzenini çocuğunu da perişan etmeyecek şekilde rahat uyumak üzerine kurmuştur. Bilemezsiniz. O anne ertesi gün zombi gibi gezdiğinde verimli bir anne olamayacak, bir şekilde olsa bile öyle hissedemeyecek. Hep yetersiz, hep eksik. Oysa ne yanlış değil mi? Hem yeni çocuğun olmuş, bir anda anne olmuşsun, bambaşka bir dünya. Hem de üzerine yüklenen sorumluluklara bak.

Neden kimse kendi hayatıyla ilgilenmiyor? Neden başkalarının hayatlarıyla uğraşmak size keyif veriyor? Bunu gayriihtiyari mi yapıyorsunuz, bile isteye mi? Bir gün bunlara çok kafa yordum, akıl sağlığımı yitirecek gibi oldum ve telkinlerle kendime geldim. Ama neden? Çok samimi soruyorum. Bir çıksa karşıma açık yüreklilikle şundan şundan kardeşim, böyle böyle hissediyoruz dese. Baksam suratına boş boş ama dese bir şeyler. Vallahi çok garip şeyler oluyor.

Peki bu işin kuralı ne? Kural size doğru gelendir. Kural sizin doğrunuzdur. Diğer herkese göre yanlış olsa bile size göre doğru olan şey, sizin inandığınız şeydir. Çocuğunuzu en iyi siz tanıyorsunuz, ona neyin iyi geldiğini en iyi siz biliyorsunuz. Bazen siz de verdiğiniz kararlar karşısında çocuğunuzun tepkilerine çok üzüleceksiniz ama onun için iyinin doğrunun bu olduğuna inanmanız yeterli. Her doğru sizde başladı sizde bitiyor.

Öperim başkalarının hayatına karışan yerlerinizden….

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 1 =