Ezgi Coşkun

Yere Batsın Gösterişiniz!

İç açıcı bir konu değil ne yazık ki. Olumlama da yapmayacağım. İlk kez kaygılı anne profili olarak karşınızdayım. Her anneye göre kaygı konuları farklıdır. Kimi yemiyor diye kaygılanır, kiminin çocuğunun doğuştan sağlık problemi vardır, hep diken üstündedir. Kimi uyumuyor uyutmuyor der, kimi çok huysuz çok yaramaz. Bunların ucu bucağı yok, bu maddeler sonsuza kadar gider. Benim kaygımı anlatacağım biraz sizlere. Gösteriş! Bir annenin gösterişi, bir çocuğun gösterişi, bir babanın gösterişi, bir insanın gösterişi. Tahammülüm yok, pek çok konudan çok daha katıyım. Ne gerek var meselesi değil bu. Keşke olmasa da değil. Ya da yapsınlar ama bana bulaşmasınlar, bu da değil. Bu tamamen “olmamalı, yapılmamalı” meselesi. Neden ya? Neden? Ne hissediliyor? Anlamaya çalıştım, oturdum bunu düşündüm. Derinlemesine, en ince ayrıntısına kadar. Şuna karar verdim, bu bir kötülük, aksi iddia edilemez bir kötülük. Gösteriş yapmak için zengin olmaya da gerek yok bir de biliyor musunuz? Bu para değil, bu bir insanlık vakası.

Sokağa çıkıyorsunuz, biraz nefes alayım diye. Bir teyze geliyor, sahip olduğu şeyleri anlatıyor ballandıra ballandıra, enerji emici, her şeye karışan teyze profili. Sahip değilse de sahipmiş gibi, yoksa asla kimseye söylemeyecek gibi, yokluğunu bilsek eleştirecekmişiz gibi ve işin en kötüsü yokluğundan utanır gibi. Emdi bitti, kalmadı enerji.

Sonra sokağa çıkıyorsun, çocuğunu parka götürüyorsun, bu kez başka bir çocuk elinde yeni herhangi bir ıvır zıvırla “baaaağğğk benim bilmem neyim yeni” diyor. Ne yapalım diyemiyorsun, ben diyorum da 2 yaşında çocuk diyemiyor çünkü henüz böyle bir kavram bilmiyor. Çocuğa da kızmak yersiz, ne görüyorsa onu yapıyor. Çok üzülerek söylüyorum ki devir böyle bir devir. Normal olan biziz, buna eminim. Ama herkes o kadar anormal ki, anormal çoğunluğu bizim normal oluşumuzu anormal kılıyor ve çoğunluk onlar olduğu için normalleşiyorlar. Aksini düşünen bizler ise dehşet içinde olanı biteni izliyoruz ve anormal biz oluyoruz. Şu cümleyi yazmak o kadar ağır geliyor ki.

Misal, özel okul, devlet okulu farketmez. Her okulda bir ebeveyn WhatsApp grubu mevcut. Benim çocuğum henüz okula gitmiyor ama okula giden çocukları olan arkadaşlarımın anlattıklarını duyunca başta çocuğum sonra kendim için endişeleniyorum. Kafamdan geçen iki soru var. “Ben çocuğumu nasıl bu ortamdan koruyacağım” “Ben bu insanlarla nasıl mücadele edeceğim” Çünkü çoklar, inanılmaz çoklar. Tek bir Allah’ın kulu da demiyor ki “sen kimsin?” Dese dışlanacak, dese ötekileştirilecek. Benimle birebir aynı birini bulsam boynuna atlayıp sarılacak durumdayım. Bu serzenişimi daha da çarpıcı anlatacağım. O kadar çok yokluktan gelen insan var ki, sizlerin yaptığı bu şımarıklığa onlar bile utanıyor, hem de sizin adınıza. O kadar çok varlıktan gelen insan var ki, sizlerin yaptığı bu şımarıklık karşısında hayrete düşüyor, bunlar da mütevazı kitle oluyor. Ayna psikolojisi diye bir şey var, psikoloji ile ilgileniyorum ama daha detayını olayın erbabına bırakıyorum. Ayna psikolojisi şudur. Siz ne görüyorsanız karşınızdaki de onu görüyor sanırsınız. Herhangi birisi size şuyum var buyum var dese öyle kıskanırsınız ve neden sahip değilim diye endişelenirsiniz ki sizin karşınızdaki kişi de böyle hissedecek zannedersiniz. Ve bu büyük kötülük. Bu bir insanın başka bir insana yapacağı en büyük kötülüklerden biri. Binlerce ünlüyü ya da bir şekilde ünlü insanı yerden yere vurup onları takip etmekten vazgeçmemeniz buna bir örnek. Hayatlarını kıskanıyor ve çoğu zaman kendinizi onların yerinde görmek istiyorsunuz. Arka planda neler yaşadıklarını bilmiyorsunuz. Hiç kimse size çok aciz durumda değilse dertlerini sıkıntılarını paylaşmaz. Olmayıversin kardeşim senin de yüz temizleme cihazın, sabunla yıka. Olmayıversin bebeğinin 62728 parça LEGO seti, eğitici bir şeyler yaparsın elbet. Olmayıversin evin, olmayıversin araban, sen kendin ol. Kendin için bir şeyler yap. Kendini sevmekle değişecek her şey, kendini sevmekle değişecek dünya. Sevmiyorsun ki kendini, saygın yok. Önce kendini değiştir, bak sonra nasıl düzeliyor her şey.

Değer yargıları olan bir insanım ve bu bağlamda iyi yetiştirildiğimi düşünüyorum. Çocuğumu da bu şekilde yetiştirmek için mücadele vereceğim. Evet bunun adı ne yazık ki mücadele. Mücadele etmek zorunda kalacak olanın bizler olması rezaleti kaçınılmaz. Yere batsın gösterişiniz, yere batsın her şeyin en iyisine sahip olmak istemeniz ve yere batsın her şeyin size göre en iyisine sahip olana tapmanız.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

62 − = 54